6 Şubat 2010 Cumartesi

rosa rosinante

anne, daha çok var mı cehenneme varmamıza?
mühim değil, ben arka koltukta uyurum. üstü açık
bir şapel kazarım kendi kendime, içisıra kalık
törenlerle evlenir, ölür, gizliden gizliye ekmek
kırıntıları atarım pencereden, don kişot için.

anne ben en çok sevimli hayaletler sevdim, asalaklar
ve bir de tapınak şövalyeleri. rosinante mutlaka bir
fenomendir arabamızda, gece olunca nal tıkırtılarını
duyarım. tabii gerçekler de yanıltabilir insanı, endülüs
emevileri de.

anne özür dilerim, hürrem sultan'a ve biraz da tsk'ye
benziyorsun. araba tutmaz beni, ama sıkıldım artık
kusacağım. tekerleklerin önünde saygıyla eğilip kendimi
bir müzenin kırmızı hatlarından atacağım.


şubat'10, barselona

3 yorum:

tutku dedi ki...

ne olacak bu genç kızların hali ya...içim parçalanıyor..anneleri tarafından dertli kızların çilesi bitsin ya.

sokratesya dedi ki...

tanışalım

cansu dedi ki...

pekala. ama kimsin?

Yorum Gönder